rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2008 Perşembe

rüya (bilemedim kaçıncı)


bir rüya görüyorum. yine, yeniden. saçma sapan ama çok anlamlı benim için. çünkü o kadar somut hissediyorum ki varlığını, rüya değil o an sanki ben yanındayım. sarılıyorum. öpmek geliyor içimden. sonra öpüşüyoruz. sandığımın aksine mutsuz olmuyorum. ama bir engel var aramızda. o engel benim vicdanım. yapamam diyorum, bunu başkasına yapamam. üzgün değilim; hatta tam aksine huzurluyum. sonra yeniden sarılıyoruz. içimden seni yeniden öpmek geliyor. o kadar somut bir biçimde hissediyorum ki bunu. ama öpmüyorum; sadece sımsıkı sarılıyorum sana. bütün hücrelerimde aşkımı hissediyorum. biraz daha sarılıyorum sonra. içimden öpmek geliyor; o kadar yoğun ki. öpmemek için seni, kollarımı daha sıkı sarmalıyor, başımı omzuna gömüyorum çok sevdiğim kokunu koklayarak. hüzün yok, acı yok, nefret yok niyeyse sadece huzur var. uyanıyorum. hala huzurluyum. akıp gidiyor her şey, çok net görüyorum.
hani herkesin bir "aşık olduğunu nasıl anlarsın?" formülü var ya, ben de kendiminkini buluyorum:
"bi adama sarıldığında bütün hücrelerinde onu öpme isteği duyuyorsan, aşıksın!"

9 Eylül 2008 Salı

bir rüyaya uyandım...


sabah sabah hem komik, hem garip hem de inanılmaz huzur dolu bi rüyaya uyandım. hatta hemen yazmalıyım dedim ama fırsat olmadı. (işe yetişme durumları) sonrada anca oturabildim bilgisayar başına şimdiye kaldı. oysaki rüya dediğin sabah anlatılır sonra da unutulur. neyse canım bu da böyle olsun. neyse rüyayı anlatacaktım ben. aslında saçma sapan bi yeden başladı rüya, ama bilinçaltı işte nereye bağlayacanı iyi biliyo şerefsiz. neyse ben yeniden lisede miyim lisemde miyim ne tam bilmiyorum ama lise arkadaşlarım var gene. eski günlerdeki gibi zevzeklik edip ortalıklarda dolanıyoruz, ama şimdiki zamandaki halimizdeyiz. neyse sonra kareye eski kırıklarımdan (1.mehmet) (çok mehmet var napiim len elini sallasan mehmete çarpıyo) en yakışıklısı (100 kişiye sorduk 100ü de onu seçti:P:P) girer. ve sonra biz bunun zengin üvey babası sayesinde yabancı bir ülkede okyanus kıyısında bir evde buluveririz kendimizi. buralardaki ayrıntıları çok net hatırlamıyorum ama en güzel tarafı duvardan denize ayaklarımı sarkıtıp yumuşacık kumların ayaklarımı okşadığı sonudur. gerçekten hissettim o yumuşaklığı ve huzur budur dedim içimden, huzur budur... sonra dedim okyanusa ne hacet, git bi sahil kasabasına yerleş ayaklarını da uzat suya oohhhhh, napıcan okyanusu filan. allahım bak hayallerim de o kadar ulaşılmıcak şeyler diil ki, noluuuurrrr, lütfeeennnnnn, lüfffffeeeennn :))))))))

13 Mayıs 2008 Salı

düğme


insanın en başta kendinden ve bilinçaltından korkması lazım.

ben korkuyorum açıkçası.

ben başka semalara doğru kanat çırpmaya çalışırken tüm gayretimle; bilinçaltım kanatlarımın ve kollarımın halen kırılmış bir halde kimde olduğunu söylüyor rüyalarım aracılığıyla.

bu kadar zayıf ve savunmasız kalmaktan nefret ediyorum. bu kez çabuk geçti-geçiyor diye kendimi kandırmaktan bir arpa boyu bile yol alamamış olmak cesaret kırıcı.

bana bir düğme lazım ama sadece kapatmak için olan.

kapatıp kurtulmak için...