
ne çok alışmışım farkında olmadan. hep gitmeyi planlarken, hiç kök salmadığımı düşünürken -ismimin ağacıyım ya ben-
neredeyse her köşesine bir parçamı bırakmışım. özlemim o kadar başıma vurmuş ki ilk defa kar yağıyor diye üzülmemişim.
ben karı sevmem, soğuğu, rüzgarı...
ama bugün sabahın köründe el değmemiş beyazlıkta görünce dışarısını
"üşümek iyidir, yaşadığını hissettirir"
atlatmak bir şeyleri garip bir duygu. sanki ben değil de başkasıymış gibi. ben bene benzemez bir hale düşmüştüm zaten. korkusu -ve tortusu- kaldı şimdi geriye. bir de bitmeyen sorularım. illa tamamlamak zorundayım ya bütün parçaları. ama geriye kalanlar belki hiçbir zaman tamamlayamayacaklarım ve cevabını öğrenemeyeceklerim. ama zaten bunları da unutmayacak mıyım zaman geçtikçe...
kar devam ediyor, durmaksızın. ben yarın geri dönüyorum. kısacık vuslatlar kaldı şimdi elimde. kal birkaç gün daha diyorlar, yollar kötüdür. soğuğu bahane edip olmazlıyorum. bilmiyorlar alışmaktan korkarım, alışıp dönememekten. hem bekleyenim var benim gözü yollarda. terk ettim sanar üzülür yoksa. sonra ben korkarım, ben korkarım rastlaşmaktan anılarımla. hazır durulmaya başlamışken sular
"giptmesem olmas mııııııı"
17 Şubat 2008 Pazar
cebeci-dikimevi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder