insanoğlu kuş misali diye boşuna dememişler yine bir sabahın kör vakti ankaralardayım, karımla soğuğumla geldim.
kara bulutların beni takip ettiğine bir delil daha buyrunuz burdan yakınız.
neyse evim, bilgisayarım, anılarım yerli yerinde.
kedilerimi de bıraktığım şekilde eksiksiz bulursam değmeyin keyfime.
otobüste "ayrılık seni görmezden gelirim" mısralı bir şarkı çalmaktaydı. aklımda tek bu kısım kalmış. ayrılık nasıl görmezden gelinebilir yahu, yoksa aylardır benim yaptığım bu mu? kabullenememek? bilinçaltıyla dahi olsa sahiplenmek? terk edeni özgür kılamamak? tek bi şarkıdan bir sürü soru yarattım kendime.
akıl ve gönül yeknesak işlemeli hem de her zaman...
14 Mart 2008 Cuma
işte geldim burdayım
17 Şubat 2008 Pazar
cebeci-dikimevi

ne çok alışmışım farkında olmadan. hep gitmeyi planlarken, hiç kök salmadığımı düşünürken -ismimin ağacıyım ya ben-
neredeyse her köşesine bir parçamı bırakmışım. özlemim o kadar başıma vurmuş ki ilk defa kar yağıyor diye üzülmemişim.
ben karı sevmem, soğuğu, rüzgarı...
ama bugün sabahın köründe el değmemiş beyazlıkta görünce dışarısını
"üşümek iyidir, yaşadığını hissettirir"
atlatmak bir şeyleri garip bir duygu. sanki ben değil de başkasıymış gibi. ben bene benzemez bir hale düşmüştüm zaten. korkusu -ve tortusu- kaldı şimdi geriye. bir de bitmeyen sorularım. illa tamamlamak zorundayım ya bütün parçaları. ama geriye kalanlar belki hiçbir zaman tamamlayamayacaklarım ve cevabını öğrenemeyeceklerim. ama zaten bunları da unutmayacak mıyım zaman geçtikçe...
kar devam ediyor, durmaksızın. ben yarın geri dönüyorum. kısacık vuslatlar kaldı şimdi elimde. kal birkaç gün daha diyorlar, yollar kötüdür. soğuğu bahane edip olmazlıyorum. bilmiyorlar alışmaktan korkarım, alışıp dönememekten. hem bekleyenim var benim gözü yollarda. terk ettim sanar üzülür yoksa. sonra ben korkarım, ben korkarım rastlaşmaktan anılarımla. hazır durulmaya başlamışken sular
"giptmesem olmas mııııııı"
