
ben garip duygularla izledim bu filmi. ta en başında çetin tekindorun sesini duymamla birlikte ürperdim zaten.
bazıları çok beğenmiş bazıları hiç beğenmemiş.
ben sinema eleştirmeni olabilecek film eleştirisi yapabilecek birisi olarak görmüyorum kendimi. benim için sevdiğim ve sevmediğim filmler vardır. ya da kitaplar ya da insanlar. kimsenin sevmediği bir şeyi/bir kimseyi/ya da başka bir şeyi nedensiz sevebilirim mesela.
bu film için de böyle ben çok sevdim. içimde bir yerlere dokundu zira. çok basit bir şey "iyi olabilmek" işlenmiş. işin içine biraz ne birazı baya baya mistizm ve masalsılık katılınca benim için 1-0 önde başladı zaten. o zamansızlıkta ve mekansızlıkta olmak istedim. bir insan yaşadığı gerçeklikten bu kadar mı sıkılır ben sıkıldım. mümkünse beni orta dünyaya, hogwartsa, ya da bitmeyecek öykünün içine gönderiverin, vallahi de billahi de hiç şikayet etmem.
neyse netice de bu filmi tekrardan izlemeye de karar verdim sinemadan çıkar çıkmaz. öyle sözler etmiş ki çağan ırmak yazmam lazım bir kenara, aklıma.
"yapan kadar bilip de susan da günahkardır."
9 Şubat 2008 Cumartesi
ulak
Etiketler:
çağan ırmak,
film,
ulak
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder