gittiğin gün, hayat bitti sanmıştım
gittiğin gün, ölümü yaşamıştım
gittiğin gün, zaman durdu sanmıştım
meğerse ben yanılmışım
işte hayat, yine akıp gidiyor
işte hayat, sensizde yaşanıyor
işte hayat, böyledir deniyor
zaman her şeyi siliyor
öyle uzak, şimdi bana, yaşadığım hatıralar
bir bulanık film / resim sanki, senle dolu dakikalar
bak yinede zaman zaman, düşünürsem gözlerini
her yanımı anlatılmaz yemyeşil bir sızı kaplar
bence artık, sen sönmüş bir güneşsin
bence artık, sen yankısız bir sessin
bence artık, soluksuz bir nefessin
bence artık, herkes gibisin
mim yok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim yok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Aralık 2008 Pazar
işte hayat
30 Kasım 2008 Pazar
en yakınımdaki kitap
bugün sevgili nily'nin blogunda bir yazı gördüm. çok hoşuma gitti. zira lisedeyken biz bir nevi falmışcasına oynardık bunu. kimse mimlenmiyormuş, okuyan ve isteyen devam ettiriyormuş. tabii ki hemen atladım, hem dedim ki kendi kendime çıkacak cümle bana bu akşamlık fal olsun.
konu : en yakınımdaki kitap.
Oyunun (bizce falın) kuralları :
- kendinize en yakın kitabı alın.
- sayfa 56'yı açın, 5. cümleyi bulun.
- cümleyi bu kurallar ile birlikte yayımlayın.
- En sevdiğiniz, en moda veya en entellektüel kitabı seçmeyin, en yakınınızdakini alın.
heyecanla 56. sayfayı açıp 5. cümleyi buldum: "...Bu yüzden belki dört gün." anlamsız geldi ilk başta. dudağımı büktüm, gözlerimle acaba yatağımdan daha yakında başka kitap var mı diye bakındım. sonra aklım başıma geldi, switters'ın kaderini değiştiren, perulu bi adamın (juan carlos) ağzından çıkan bir cümle azımsanamazdı. "al işte fal istedin fal çıktı. perşembeyi bekle bakalım."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
