bugün sevgili nily'nin blogunda bir yazı gördüm. çok hoşuma gitti. zira lisedeyken biz bir nevi falmışcasına oynardık bunu. kimse mimlenmiyormuş, okuyan ve isteyen devam ettiriyormuş. tabii ki hemen atladım, hem dedim ki kendi kendime çıkacak cümle bana bu akşamlık fal olsun.
konu : en yakınımdaki kitap.
Oyunun (bizce falın) kuralları :
- kendinize en yakın kitabı alın.
- sayfa 56'yı açın, 5. cümleyi bulun.
- cümleyi bu kurallar ile birlikte yayımlayın.
- En sevdiğiniz, en moda veya en entellektüel kitabı seçmeyin, en yakınınızdakini alın.
heyecanla 56. sayfayı açıp 5. cümleyi buldum: "...Bu yüzden belki dört gün." anlamsız geldi ilk başta. dudağımı büktüm, gözlerimle acaba yatağımdan daha yakında başka kitap var mı diye bakındım. sonra aklım başıma geldi, switters'ın kaderini değiştiren, perulu bi adamın (juan carlos) ağzından çıkan bir cümle azımsanamazdı. "al işte fal istedin fal çıktı. perşembeyi bekle bakalım."
