"Aşk...
Sonsuza kadar yaşamaya hazırken, beklemeniz gereken bir aşk... Ve genç bir kadın... Cesur bir kadın... Zeki bir kadın... Hayalleri, umutları, rüyaları olan bir kadın...
Yaşadığınız günün her saniyesinde özlediğiniz bir adam için neler yapabilirsiniz?
Çok sevdiğiniz kız kardeşiniz, âşık olduğu adamın bebeğini doğurmaya karar verse, onu durdurmaya çalışır mıydınız?
Onun bebeğini, hayalinizi kucağınıza almak üzereyken aldatıldığınıza karar verirseniz ne yapardınız?
Peki ya günler sonra uzun süren uykunuzdan uyansanız... Âşık olduğunuz kadının sizi terk ettiğini öğrenseniz. Değişen yaşamınızı geri almaya çalışırken yeniden âşık olur musunuz?
Aşk... Bulutlar içinde onu düşlediğiniz bir aşk... Pencereden gökyüzüne sarkarken aşk...
"Şaşırıyorsunuz... Gülümsüyorsunuz... Bazen gözlerinizin dolmasına engel olamıyorsunuz. Hikâyedeki esas kızın cesaretine, aşkına hayran kalıyorsunuz. Aşka olan inancınız artıyor."
-Ayşe Arman / Hürriyet
"Kendinize yakın bir kahramanı hikâyede mutlaka bulacaksınız. İlk başlarda farklı gelen üslup, kitabı bir film gibi izlemenize neden oluyor. Bir kadının, bir annenin duygularını paylaşacaksınız."
-Balçiçek Pamir / Habertürk
"Sürükleyici bir kurgu. Bir sonraki sayfada ne olacağını biliyor ama nasıl olacağını tahmin edemiyorsunuz. Hikâyenin gerçekliği etkileyici."
-Kutup Dalgakıran / Sabah"
daha önce okumadığım bi kitap üzerine konuşmamıştım hiç. ama bu ayrı birden bire netkitap'tan gelen bi maille düşüverdi aklıma. yazarı Murat Kefeli'nin enteresan ve açıkçası biraz da üzücü bir hikayesi var. Nöropatinin nadir görülen bir türüne yakalanmış (dünyada 52 kişide varmış bu hastalık mı her ne ise) önce sesleri ve sözleri ardından da gözlerini kaybetmiş. (merak edenler için: http://www.ciddigeyik.com/guncel_detay.asp?id=228 ve http://arsiv.sabah.com.tr/...dff87c3d8f2325311c9.html) nedense masumiyet müzesini düşünmeden netkitap'tan sipariş verdim ama bu kitabı dokunmadan, sayfalarını karıştırmadan alamayacağımı hissettim ve ankaraya ve imgeye erteledim. antalyada yaşamamın tek kötü yanı bu galiba, gidip saatlerce vakit geçirebileceğim, hiç aklımda yokken vurulup alabileceğim kitaplar bulunan bir İmge Kitabevi olmaması...:(
masumiyet müzesi ise ayrı apayrı heyecanlandırdı beni. onun için sabredemezdim hemen siparişimi verdim. zaten Orhan Pamuk'u çok severim hiç düşünmedim bile. eğer hiçbir kitabını okumadıysanız hayatınızda gerçek bir eksiklik olduğunu ciddi ciddi iddia ederim. sıyrılın şu klişe milliyetçi söylemlerden derim ve alın Kara Kitap'ını nobeli hak etmiş mi etmemiş mi öyle karar verin... nasıl emek vererek yazılır kitaplar, ince ince nasıl işlenir ben en çok onda gördüm türk yazarlar arasında. yazımı 6 yıl sürmüş ama 13(yanlış hatırlamıyorsam) yıldır aklında bu kitabın fikri varmış. dile kolay...
nöropati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nöropati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Eylül 2008 Pazartesi
penceremden gökyüzüne sarkarken aşk - masumiyet müzesi
Etiketler:
aşk,
kara kitap,
murat kefeli,
nöropati,
orhan pamuk
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
