aşk acısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk acısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2008 Salı

tespit IV+manifestomsu bi şey


valla ard arda denk gelecek ama napayım, durup durup aydınlanıyorum ben; bi tarafımdan tespitler pırtlayıveriyor. sanki daha önce kimsenin düşünmediği şeylermiş de ben bulmuşum gibi, demiyorum tabii ki. maksat sadece dillendirmek. şu netleştirme olayından sonra oldu her ne olduysa sanırım.
neyse gelelim dördüncü tespitimizee... şimdi tespit ettim oldu canlarım; bu aşk acısı denen şey var ya tek kişilik. vallahi de billahi de tek kişilik. yani demem o ki biten bir ilişkide kim daha çok seviyorsa/aşıksa/aşkından ölüyorsa o acı çekiyor sadece. (iki taraf da severken bi ilişki zor biter gibime geliyor, ama eğer böyle bi durum varsa o çift kişilik acı yaratabilir bak, çekincelerimi hiç eksik etmem. zira bilen bilir genellemeleri pek sevmem, genelleme yaparsam da açık kapım her zaman vardır; dönebilirim her an :P)
neyse ne diyordum ben, hah, hatırladım. tecrübeyle sabit olmakla, aşk acısı çeken tarafta çok bulundum. ama az olmakla beraber çektiren de oldum. ki çektiren olduğumda gördüm ki karşı taraf umrumda bile diil. umrumda olsun diye çabaladım ama başaramadım.

şimdi sıra geldi tavsiyeme. (kendime ve üstüne alınan olursa her kimsen sana):
biiirrr gelecekte bir gün gene aşk acısı çekecek olursan (ki biliyoruz ki olacak) şunu düşün sen ağlayıp zırlarken; o gününü gün etmekte, kimbilir hangi kıza feysbuktan, sözlükten, meseneden ayar vermekte, iş atmakta. değer mi ulan değer mi?
ikiiiiiiiiii baktın bu kar etmedi kendini öbür rolde düşün, her insan bir kere öbür tarafta olmuştur. hatırla nasıl da şeyine bile takmadığını karşı tarafı. (hiç olmadıysan tam bi lusıırsınn bence boşuna çabalama, paşa paşa aşk acını çek sen:P şaka bi yana farkında olmdan da olsa üzmüşsündür birini, bunu düşün :P)
üççççççç seni hak etmiyorum, sana layık değilim martavalları sıkıp kimbilir kaç kızla boynuzlandığını düşün sonra. tamam elinde kesin delillerin olmayabilir ama en son bu cümleleri birinden duyduğunda olanları düşün o zaman.

bunun dördü, beşi de gelir de aşk acısı çeken adama bu ne kadar işe yarar orası tartışmalı o nedenle bu meyanda sözü daha fazla uzatmaya hacet yok sanırımmmm...:)))


ama bak biii valla doğru yukarda yazanlar, o gününü gün ediyo şimdiiiii:)))))

4 Eylül 2008 Perşembe

masumiyet müzesi


dün ulaştı elime kitabım, akşam üzeri. sanılanın aksine hemen başlamadım. televizyonla (yaprak dökümü) internetle filan oyalandıktan sonra (hazzı ertelemek) gözlerimden uyku akarken (son zamanlarda uyuyamıyorum geceleri gene) başladım. ve daha ilk cümlesiyle -hani duymuşsunuzdur :"hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum."- yakaladı bir yerlerimden. hiçbir kitabı daha ilk sayfalarını okurken "bitirince yeniden okumalıyım dememiştim." ki ben sevdiğim kitapları tekrar tekrar okumaktan büyük zevk duyarım. çok şey söylemicem kitap hakkında, çünkü ben sevdiğim için okur, şarkıları sevdiğim için dinler ve filmleri yalnızca sevdiğim için izlerim. yetkin hissetmem kendimi gerekçelendirmeye, nedenlere bağlamaya. çünkü ben hiç kitap yazmadım, şarkı bestelemedim, hiç film çekmedim. ama şunu söyleyebilirim ki çok yoğun bir hüzün var bu kitapta. ya da beni çok hüzünlendirdi diyelim. uzun zamandan sonra bir kitabı okurken bu kadar soyutlandı dünya benden. heyecanlandım, gülümsedim, üzüldüm okurken. ve en önemlisi bitmesin istedim, bitmesin. [şimdiden yarıladım bile:(] ve şimdi bazılarının hiç bilemeyeceği hiç tadamayacağı bir zevki keşfetmiş gibi hissediyorum kendimi...