sevmekle nefret etmek arasında gidip gelen bir sarkaç var içimde. seni, onu ve bazen kendimi...
ta başından beri zaman zaman sen olmasaydınla başlayan varsayımlar üzerinde duruyorum. hiç tanışmamış olsaydık, yaşananlar hiç yaşanmamış olsaydı...
ama insan denen şu yaratık çok bencil. iade etmek/çöpe atmak(her şeyin ve hepimizin bir gün çöp olacağına istinaden) zor geliyor o bir elin parmakları sayısı bile etmeyecek günleri... sanki daha da uzayabilecekken bir başkası tarafından fütursuzca elimden çalınmış gibi hissettiğim
imalar, göndermeler yok artık. evet böyle hissediyorum. mantığa yer yok burda, aşkta mantığa yer yok zaten.
diğer olasılık geliyor ve zihnimin bir köşesinden süzülüp ele geçiriyor beni, benliğimi...
sonu baştan çizilmiş bir öyküde "eğer"le başlayan cümleler kuruyorum.
eğer o cuma gitmemiş olsaydım
eğer senin yanından bir dakika bile ayrılmasaydım
eğer bir başkasının aklına/gönlüne(buna inanmıyorum gerçi) gelip girmesine müsade etmeseydim ya da engel olabilseydim
peki ya elimden gelir miydi bunlar?
ya da bunlar engel olur muydu yaşanacaklara?
ama gönül bu (türkçedeki en güzel kelimelerden biri de bu bence gönül, gönül, gönül)
birilerinin parkta/sokakta/bir yerde unuttuğu bir oyuncağı ilk ben buldum öyleyse benim diyen bir çocuk misali ötekinin/ötekilerin de onu isteyebileceğini görmezden gelen...
bu hikayade herkesin "eğer"le başlayan cümleleri var.
oysa şimdi ben sevmekle nefret etmek arasında bir sarkacın ucunda sallanmaktayım. hem sevip hem nefret etmek değil bu.
bir gün sevip incinirken öteki gün öfkelenip hoyratlaşan
iz(ler) bırakarak.
bütün gücümle birisinin/birilerinin beni anlamasını bekleyerek.
"cinler belirsizlikle maluldur.
insanlar da belirsizlikten duydukları korkuyla."
elif şafak- araf s.194
24 Nisan 2008 Perşembe
bilinmese de olur
Etiketler:
araf,
elif şafak
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

6 yorum:
Birinin anlamasini bekleme. Sen git kendini anlat. Insanlar bencil diyorsun ve bu beklentiler icindesin. Celismiyor mu bunlar? He ayrica belirsizlik iyidir. Aderenalindir, candir.
bu başka bir şey ama nasıl anlatsam yani şu son birkaç aydır nasıl bir duygu durumu ve gel-gitler içinde olduğumu anlatabilmek istiyorum sadece. ama başaramıyorum sanırım. bir gün gayet iyi ve huzurluyken ertesi güne nasıl bu kadar kötü başlayabiliyorum bilmiyorum.
ben hayatımdaki huzuru kendi ellerimle öteledim. bunun tek sorumlusu benim belki de bu yüzden en çok kendime kızgınım...
belirsizlik iyi değildir; en azından bana iyi gelmez...
Her seyin belli oldugu bir hayat ister misin cidden? Mesela yarin oleceksin ve sen bunu bugunden bilmek ister misin? Karsindakinin seni gercekten sevip sevmedigini bilirsen butun heyecani kaybetmez misin? Bence hayatin tum heyecani ve guzelligi bu belirsizlikte. Bir yerde buna kader diyoruz ya zaten.
peki ya sen her şeyin tamamen belirsiz olduğu bir hayat ister misin? mesela karşındakinin sevgisinden hiçbir zaman emin olamadığın ya da ne bileyim...
bir noktaya kadar güzel ve heyecan verici olabilir belirsizlik buna katılıyorum ama belli noktalarda kesinlik istiyorum ben kendi adıma.
belirsizliğin müsebbibi-kendi adıma konuşuyorum- kararsızlık ki bu bende bolca var.:)
seçim yapmaya korktuğumdan oldu bu koca belirsizlik hayatımda. sevmiyorum seçimleri küçük bir çocuk gibi hem onu hem de diğerini istiyorum:):)
aman kafam karmakarışık emin değilim anlatabildim mi ne demek istediğimi ya da ne demek istediğimi kendim biliyor muyum ki?...:P:):)
Benim hayatim oyle zaten istemekten ote ve bundan mutluyum. Kesinlik tembelligi, belirsizlik cabalamayi getirir bana gore. Ayrica degisimin tek gercek oldugu bu yerde kesinlikten soz etmek zor. Ki bunu birak, hayatinda olan seylerin ne kadari senin kontrolunde? Kesinligi aramak yerine ne istedigini bilip bunun icin cabalamak en guzeli bence. Ondan sonra istedigin olmasa dahi bir durup gogsunu gere gere "ben elimden geleni yaptim" diyebilirsin.
çok haklısın birçok yerde ama beni hep incitti belirsizlikler. ben duygularımda hep net bir insan oldum. söyledim ne hissediyorsam eğer değer veriyorsam o insana. ama şimdi belirsizlik egemen duygularıma da sarkaç misali.
sanırım ben daha öznel bir belirsizlikten bahsediyorum sense genele yayılmış bir belirsizlikten.
kasıma kadar benim de genele yayılmış bir beilirsilik vardı hayatımda belki ama hislerim karmakarışık değildi bu denli.
yavaş yavaş iyileşmek adıan yazdıklarımdan biriydi bu yazıda. kırıntıları atıyorum şu sıralar. o nedenle sanırım hem saçmalıyorum hem de manasızlaşıyorum.
belirsizliği/kesinliği boşverdim aslında huzuru bekliyorum. ve ben ne zaman sabretsem huzur gelmiştir hayatıma. bu da bir bekleme/sabretme süreci işte...
yine dağıttım sanki konuyu sen kusuruma bakma...
Yorum Gönder