
şu dünyada delirmeye insandan sonra en yakın başka bir varlık varsa o da kesinlikle kedi. yahu gün geçmiyor ki ben bu hayvanlara ilişkin enteresan bir hikaye dinlemeyeyim. şöyle efendim, hikaye bir arkadaşımın kedisi sürahi(şimdi nerelerde bilinmiyor, yani akıbeti meçhul) ile köpeği arsız arasında geçiyor. (ikisi de süper isimler ama değil mi, arsız ve sürahi) neyse efendim arsız arkadaşımın annesine çok düşkün. bir gün anne evden çıkıyor bir yere gitmek üzre. arsız da adı gibi arsız ya ipini koparmak için uğraşıyor uğraşıyor sonunda becerip fırlıyor bahçeden. ama anne çoktan dolmuşa filan binmiş olsa gerek. neyse burdan sonrası tesadüf eseri olaya tanık olan komşularının ağzından. arsızın ipini koparmasıyla birlikte fırlamasının ardından sürahi de tam gaz arsızın arkasından koşuyor tasmasından yakalayıp eve geri getiriyor. zaten bu sürahi pek normal bi kedi de değil mahallenin en belalı köpeğini sindirmiş zamanında. köpeği kulubesine filan sokmazmış. üstüne bir de köpeğin mamasını yer hayvanı aç bırakırmış. sonra kaybolup gitmiş.
neyse ne diyordum bu kediler hakkaten delirebilir. mesela alvin, yahu hayvan hem küçük bir kaplandı hem de eve kimseyi kabul etmezdi. misafir sevmiyor hayvan. yahu bi de bebekliğinden beri tanıyosun beni sen kırk yılın başı arkadaşıma kalmaya gelmişim zehir etmişti geceyi bana. sosisle kandırayım demiştim sosisi güzelce mideye indirip ayağıma attığı güzel pençeyle de teşekkür etmişti. manyak hayvan işte. o da kimbilir nerde şimdi. özledim mi, bilmiyorum geçmişimden bir parça ya geçmişi özlediğim için sürekli onu bile özledim denilebilir.
bu arada çiko da tam gaz kızgınlık dönemine girdi. limuzin edasıyla başımızı şişirerek evde gezinip duruyor. kediş eve gelmiyor zaten gelse de kızmıza pek pas vereceğini zannetmem ya. resmen aşık oluyo bunlar da. ama sonrası iyi işlerini gördükten sonra sen yoluna ben yoluma hesabı. yok aldatılmak, yok acı çekmek filan. gerçi çiko bebeklğinden beri çocukluk arkadaşımın sevgilisne aşık ya o ayrı. hayvan sahibi gibi illa imkansızı isteyecek. aman o kadar emin ki endamından güzelliğinden ona yüz verilmediğini anlamayacak kadar burnu havada kızımızın.
aman niye bunları yazdı ki bu şimdi diyen olursa, efendim blog günlük gibi kullanılmamlı yazıyordu bir yerlerde. ben de hep günlük gibi kullandığımdan ötürü bir değişiklik yapayım dedim.
neyse bu da böyle bir yazı olsun bakalım.
sürahi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sürahi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Şubat 2008 Pazartesi
kedi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
