efendim yine yeniden bininci kez aynı yollardan geçerek antalyaya dönmüş bulunmaktayım.
öncelikle ev toplayıp nakliyatçı aramaktan sonrasında da evi kazasız belasız boşaltıp antalyaya göndermenin rahatlığıyla gezmekten pek buraya yazmaya fırsatım olmadı. amma velakin hafızamın bir kenarına en derin şekilde kazımayı planladığım ankara seyahatimi yazmadan geçemedim
1.gün perşembe
sabahın köründe ankara. ev. bu evi tek başıma nasıl boşaltıcam kaygısı. fulyaya edilen küfürler. Özlem. kahvaltı. ödenen ve kapatılan gecikmiş fatura borçları. evi kısmen de olsa toplamamız. nakliyatçılara haybeden kaptırılan 20 ytl. ama eşyayı ancak cumartesi alacaklar.görkem.ev. muhabbet. gitmek bu kez fena koyacak galiba. az uyku.
2. gün cuma
evin kalanını toplamak. yorgunluk. eşşeklik edilip kaçırılan yeni türkü konseri. yarın eşyalar gidecek. aranıp görüşülecek bir dolu arkadaş var. az uyku.
3.gün cumartesi gece pazar sabaha karşı
eşyalar. bomboş bir ev. havada anılar. en çok bir kısmı aklımda en son onlar var çünkü en taze onlar. ağlarım sanmıştım; ama yorgunluktan mıdır nedir içimde sadece koca bir boşluk. geride bırakılanlar. duyguyla buluşamama. serdarla buluşamama. ahmet ve gizem. otobüste tandoğan durağını kaçırıp AOÇ nin ordan geri dönüş. kampüs. şenlikler. feridun. çağlar. alkol. etrafta kırmızı boynuz takmış kızlar. eğlence, dans, müzik, alkole devam ve sooonnnraaa CuMaRtEsİ, antalyadan beri kafamda dönüp duran şarkı bu, sonra düşüş, ardından nefes, b.k vardı tekilaları ikişer ikişer içecek, ben aptal mıyım?, kızlaydan kurtuluşa milyonuncu kez yürümek, anılar, hep en acıtanlarıyla rastlaşmak yolda, açık adres verip geçilen sokakları tanıyamamak, çağlarla ahmete eziyet olmak, onu bunu aramak, oraya buraya oturup kalkmamak, sağsalim özleme varış, ardından gülmek- ağlamak ve kusmak, bir ara da bilgisayarı açıp saçmalamak ve en nihayetinde sızmaaaakkkk!!!:)az uyku.
4.gün pazar sabah- pazartesi sabaha karşı- pazartesi gece- yolculuk- son
kazan gibi bir kafa yanmakta olan bir mide ve halen sarhoş bir şekilde sabahın sekiz buçuğunda uyanmak, talcid, majezik, ayılma çabaları, kahvaltı, ebru(en nihayetinde), kampüs, kampüsümüze turnike koymuşlar, yeniden ahmet- çağlar ikilisi, hala söylediğimi hatırlamadığım şeyleri söylemiş olmam (konya?) muamma, kızılay, serdarın servis nöbeti var ama görüşmek lazım, kim korkar hastaneden ebru da benden nasıl olsa, 1 KBB pol. asistan odası, muhabbet, ali(elleri çok güzelmiş), onlar hastaya bakarken bizim üzerimizde beyaz önlüklerle onları izleyip zevzeklik etmemiz (utanç verici ama ebrunun fikri hehe topu sana attım ebik), kola, king, kahvaltısına, king gibi olmayan king, sabaha karşı üç buçuk, asistan odası, nöbet kıyafetleri, uyku çabaları, bir türlü atılamayan alkol, bitmesi hiç istenmeyen gece, gitmek saatlerinin yaklaştığının hissedilmesi, zamanı durduramasak bile yavaşlatamaz mıyız?, sabahın köründe resmi tatil demeden kontrole gelen hasta, serdarın gözlerini bile açmadan hastayı şutlaması, arzu abla, serdarın bizi yeni başlayacak asistanlar olarak tanıtması (deli midir nedir), hiç nöbet tutmadım demem artık, nöbet dediğin ne ki :P king, tv, filan biz de bir şey sanmıştık:P:P, serdarda kahvaltı, ali (bir evin bir oğlu), ebruyla ikimiz de ellerine hasta kalmışız çocuğun, ama iddiası yok(böyle olması daha iyi:P), serdar uyusun, biz kızılay, en sonunda duyguyla vuslat, papazın bağı, daha önce gitmediğime pişman oldum, zaman daralıyor, geçmesi istenmeyen bir gün daha, çamlıkta güneşin batışını izleme fikri tabii ki serdardan, arabanın bozulması, ebrunun aşk acısı (3 güne sığdırmayı ancak biz beceririz, asker adamdan sevgili olmaaaaazzzzzz) menemen, kendi yaptı yine kendi beğenmedi bu kız böyle napalım (okuyorsun biliyorum, öperim burdan) taksi, aşti ana baba günü, görevlinin duyguyu yanıltması sonucu kaçırılan 23.31 antalya arabası, 00.30a kadar bekleyiş, külüstür araba, uykusuzluk yine yeniden.
ve sabah antalya.
ve de arada atladıklarım.
en mutlu olduğumuz anlarda zaman dörtnala koşarken saatime bakıp bakıp neden zaman hiç geçmiyor dediğim günlerimin zaman imgelemlerini takas etmek istiyorum. çünkü mutsuzken bulanık bir suya dönüşüp mutsuzluğumuzu ve acımızı katlayan zaman mutluyken bu kadar pervasızca ve sorumsuzca hızlı akma hakkını kendinde bulamamalı, haksız mıyım ama?
:)
ve en nihayetinde halen az uyku.