18 Ocak 2008 Cuma

takvim


yıllar mı hızlandı yoksa
ne çabuk geçiyor upuzun günler geceler
"daha dün gibi" derler ya hani
meğer herkes kurarmış böyle cümleler

vakit geçmek bilmezdi oysa
hangi ara koptu yaprak yaprak takvimler
"akarken biriktir" derler ya
kasam boş, kalbim kırık, elde yine hüzünler

pişman çok pişmanım esasen
ama çok korkuyorum ya reddedersen
gururdan mı nedendir artık
e sen gel kendini alt edersen

evimi ocağımı, yuvamın sıcağını
yarimin kucağını bıraktım
her günahın tadına, dünyanın batağına
batacağım kadar battım...

meğer herkes tanışıyormuş
bir gün mutlaka gerçeğin ta kendisiyle
insan buna da alışıyormuş
insan dayanıyormuş bütün gücüyle 23 kasım 2007 tarihli olanını bulabilseydim ironik olabilirdi:)




bu aralar taktım bu şarkıya çok fena. video koymayı başarabilsem bloga üşenmeden onu da yapıcam; lakin beceremiyorum efendim beceremiyorum. neyse siz üşenmeyin youtube a tıklayın bi zahmet dinleyin, izleyin vs. ya da indirin bir yerlerden. ne bileyim ben.
neyse dedim ya taktım ben bu şarkıya. çok şey anlatıyor bana bilmiyorum sadece ben miyim böyle hisseden. bu aralar zaman o anın içindeyken geçmiyormuş gibi ama sonra dönüp baktığımda acımasızca hızla akıp gitmiş. gün içinde durup durup aa saat daha beş miymiş, on buçuk muymuş gibisinden cümleler kuruyorum ama dönüp bir bakıyorum günler geçivermiş. hele şu son hafta hangi ara geçiverdi anlayamadım. gidişimin yaklaşmasıyla alakalı herhalde, bilmiyorum. neyse yazasım yok daha fazla.
ama ben gidiyorum efendim hem de yarın! gideceğim yerde bilgisayarım yok eh haliyke bağlantım da yok. bu da demek oluyor ki daha az görüşeceğiz. tabii ben yazma dürtüsü geldikçe internet cafe köşelerine koşmazsam:)

Hiç yorum yok: