bugün akşam karanlığında, pazar tenhalığında aynı yollardan yürüyüp antalyanın delik deşik olmuş damarlarından/yollarından eskiden başka bi taraftan akarken trafik şimdi tam tersi yöne dönmüş caddesine ulaşmaya çalışırken düşündüm bunları.
içimde şehirler var benim. en çok içimde olansa sokaklarını bilmem kaçıncı kez adımladığım antalya(m). antalya ben gibi ben antalya gibiyim. antalya yalnızlaştıkça ben de yalnızlaşıyorum. antalyanın hep bildiğim sokakları deşildikçe, benim de içimde bir yerleri oyuyorlar zannediyorum. rüzgar ne yana eserse o yana savruluyor antalya, kökleri olmadığından mıdır nedir? köklerim yok benim de, tutunmak isteyip bunun için çabalayıp kök salamıyorum. suçu tutup ismime atıyorum, ismimin insanıyım ben köklerim göğe bakıyor. peki ya köklerim havadaysa nasıl bu kadar kolay bağlanıyorum ben antalya? o sokakta bi paşabahçe vardı, o hep ordaydı neden yok şimdi peki? antalya benim yalnız ve hüzünlü yanım. antalya beni büyüten antalya beni yalnızlaştıran şehir. ama en çok o içimde benim.
sonra arkadan ankara geliyor. bile isteye bağlanmamaya çalıştığım, soğuklarından nefret ettiğim kalabalığını sevmediğim. ben bu kez bile isteye kök salmamaya uğraşırken bana kök salan, içime yer eden. ruhumun kalabalıklığı onda, fiili yalnızlıklarıma imkan vermeyen ama ruhumu kasvetlendiren. kötü hatıralar mezarlığı; iyiler solmasın diye beni yalvartan şehir. dostlarım orda benim. evim orda(ydı). kedim bile ordan. uzak şehir soğuk şehir, şimdi kısa zamanlara sığdırılmaya çalışılan şehir. ve en zoru özlemlerimi azdıran, burnumun direğini sızlatan gözlerimi kaçmasın göz yaşları diye sürekli tavana çevirten şehir.
en sonda ise hayallerimin şehri, sevgili istanbul. hep güzelliklerine şahit olduğum kalabalığını ankaraya inat sevdiğim şehir. her gidişimde yüzümü güldüren, dönüşlerimi ağlatan yağmuruyla beni izleyen şehir. antalyadan iyi dostlar çalmış şehir. benden çalmış. ankaradan bile çalmış. belki de bütün gücümle bağlanmak istediğim ama en çok korktuğum şehir.
"kronik tatminsizlik" midir benim bu halim yoksa "kronik mutsuz"um da ben gerçeklikten kaçıp kendimi mi kandırıyorum.
kaynağını bulamadığım bir şey var içimde, her seferinde bulduğumu, iyileştirdiğimi sandığım. sonra bambaşka bir yerden azan. özlemek mi kaderim benim; bir fiil olarak sadece bir fiil olarak özlemek. bazen neyi özlediğini bile bilmeden.
aldanmayın duvarlarıma, kalkanlarıma. ben kolay bağlanırım bırakmayın beni.
özledim hem de o kadar çok özledim ki... gün sayıyorum kısa zamanlara sığdırılmış olsa da vuslatlar. 7 kasımda ankaradayım, 5 aralıkta burdasınız, arkasından da istanbuldayım şimdi bilmediğim tarihte.
ama ben şehirlerimi değil dostlarımı özlüyorum, hem de çok...
kronik tatminsizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kronik tatminsizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Ekim 2008 Pazar
içimdeki şehirler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
