hani sırf var olduğu için size rahatsızlık veren insanlar vardır.
yani aslında çoğu zaman hiçbir zararları dokunmamıştır size yani bir şey yaptıkları yoktur.
ya da bir şey yapmışlardır ama size yönelik kişisel bir şey değildir yaptıkları.
neyse isteyerek ya da istemeyerek bir şey yapmış ya da yapmamış ama sadece varlıklarıyla dokunan sizi rahatsız eden insanlardan bahsediyorum.
öyle bir şeydir ki o varlığıyla yer kaplamasaydı şu koskoca dünyada her şey bambaşka olabilecekmiş gibi gelir ya.
aslında hiçbir şey bambaşka olmayacaktır ama engellenemeyen bir rahatsızlık duyarsınız gene de.
neyse benim var birkaç tane bunlardan.
ve ben biliyorum ki birkaç taneden fazla insan benim için böyle hissediyor.
niye mi yazıyorum, hiçbir nedeni yok öylesine bir tespit bu. hukuktaki gibi, ne inşai bir durum yaratılıyor ne de bir eda hükmü veriliyor sadece tespit. manasız ve gereksizce.
dedim ya bu insanlardan herhangi birinin varlığına son versem bile hayatımda hiçbir şey değişmeyecek ama gereksizce yine de istiyorum bunu. yine kötücül ve bencil davranıyorum biliyorum ama bu ben değilim bu aynadaki ben.
ayna demişken CHOICE kelimesi aynadan okunduğunda değişmez mi? buna bakılacak.
bir de geçenlerde geyiğine bir tespit daha yaptım ebruyla konuşurken, alpay erdem (burdaki ironiyi de şimdi fark ettim o kadar zamandır takipçisiyim bu adamın) gibi yazdın dedi birden. çok sevindim saçma bi şekilde iltifat kabul ettim. kendime aferin dedim:P ama yaptığım tespiti buraya yazsam mı yazmasam mı kararsız kaldım. neyse o da bana kalsın belki sonra yazarım.
insanoğlu kuş misali diye bir söz var ya son zamanlarda sürekli bunu söyler buldum kendimi. tam da kuş misaliyim bu aralar ben. bir haftadır ankaradaydım şimdi antalyadayım haftaya gene ankara. hadi kuş misali olmak bir yana da sınav rekortmeni de olucam bu gidişle. salı mülakattan çıktım yarın üds pazar da hakimlik. bir de işe yarasalar. neyse insanoğlu kuş misali hakkaten ama çok sık olması tavsiye edilmez tarafımdan.
sonra bi de arkadaşın nişanı var kalkıp kaç saatlik yol gidicem gene. bir de ne giysem sorunsalı olmasa. çok seviyorum böyle seromonileri. kız istemeye gelicekler, tuzlu kahve içiricez damada, yüzükler takılacak, kurdeleden çok kısacık birer parça kesicez biz de ebruyla ki tez vakitte bizim de kısmetimiz olsun...:P:P ama en heyecanlı kısmı gene de kız isteme kısmı. öyle kolay kolay vermemek lazım.:P
oy bi de haftaiçi ruhsatım gelmiş olacak yemin töreni filan... resmen avukat olucam bakalım ne işe yarayacaksa...
ben boş beleş yattığım günleri özledim şimdiden yahuuuuu...
bir de ben "dahi anlamındaki de'leri" ayrı yazmayan(bilerek isteyerek) ya da yazamayan insanlara sinir olurdum. aslında halen de oluyorum ama sorunun kaynağını buldum şimdi daha rahatım sinir olma haklılığımda. bir yazıyı okunması zor hale getiriyor ayrı yazılması gerekirken bitişik yazılmış de'ler. anlamı bozuyor, sürekliliği engelliyor. gerçi zamanla -de,-ki filan derken ben abarttım bu işi bir kelimenin yazımı konusunda tereddütteysem tdk'ya başvurur oldum. ama gerekli görüyorum bunu; çünkü bir blog yazıyor ve edebi bir kaygı güdüyor bunu da belirtiyorsanız dilbilgisi kurallarına da uymak zorundasınız gibime geliyor. en azından kendi adıma. uzattıkça uzattım yine...
inşai dava etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inşai dava etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Mart 2008 Cumartesi
tespit
Etiketler:
alpay erdem,
ben,
eda,
inşai dava,
ironik,
rahatsızlık,
tespit,
varlık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
