gaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2009 Perşembe

slogan diyip geçme

blogum nedir, ne değildir anlatma yazısıdır bu baştan yazayım.

2007 kasım 23 günlerden haftaiçi hopçikiyaya aşık olur. amanın hem de bildiğin ilk görüşte aşk. ecnebicesi "at first sight". öyle böyle diil ama, hatta kendisine bile itiraf edemeyecek kadar çok. ne kadar kural varsa kendisine koyduğu çiğneyecek kadar. yasak elma bu boru mu. aşık olunan kişinin bi blogu vardır, nedense hopçikiye gösterir. o zamana kadar blog mlog bilmez ki hopçiki. sevdiceğin uğruna bi heves hesap açar kendisine. hatta aynı şablonu alır, şuursuzca. (şimdilerde o şablonun ne kadar iğrenç olduğu kanısında) sonra olaylar gelişir sevdicek denen şahıs gider hopçiki kendisini yazmaya verir. yazdıkça kusar içindekileri, kustukça yazar. kimse bilmez o zamanlar buraları (bir kişi hariç), blogun adı da gayriciddi hopçikiyaya diil başka bişidir. kimse bilmiyor ki rahatlığıyla ha babam de babam yazar da yazar aşkını, hissettiklerini ve diğerlerini. sonra zaman geçer, açık yaralar kapanır, yazma sıklığı düşer, hayat boş eğlen coş kıvamına gelinir. kasvetli headırdan kurtulunur alice'e terfi edilir.

bu blogun amacına dair açıklamaydı. açmak gerekirse, bu kısım hopçikiyaya isimli blogun sahibi bilgisayar programları hakkında bilgilendirme amacı gütmez, edebi amaç güden yazılar yazmaz, futboldan anlamaz atıp sıkılasın, yemek yapsa da tarif vermez. hopçikiyaya sadece kendine dair yazar arada başka şeylere değinse de.

gelelim slogana. yukarda batılı anlamda ilk türk blogu yazıyor ya. o işte, sadece ve sadece geyiktir. manyağın teki zamanın birinde gogul amcada bu cümleyi aratmış, her ne hikmetse gogul amca da bana yönlendirmiş. ben de madem bana geldi kullanayım ziyan olmasın dedim. hatta godsiyle dedik. hani yoksa batılı anlamda blog nedir onu bile bilmem, ki böyle bi kaygım olsun.

şimdi, pucca bişi demişti ara ara da diyo yazılarında ben de onu çok haklı buluyorum yazmadan geçemiciim. şimdi sağ üst köşede kırmızı bi çarpı var ya hani sayfayı kapatıyo, işte beğenmeyen oraya tıklar okumaz diyorum ben de sadece. yani insanoğluyuz ya hani, bende de oluyo ara ara, çok gıcık oluyorum bi bloggera, bi yazıya mesela durduk yere. kan çekmiyo hesabı. işte dediğim şeyi yapıyorum, kapatıyorum gidiyor. hiç de yazmadım zannımca, ucunu kendimce birilerine değdirdiğim yazılar, ben sevdiklerime kızar okuyacaklarını bile bile burdan yazarım ne hissediyosam. misal aşağılarda haddini bil başlıklı bi yazım var, çok da yakın deli gibi sevdiğim bi arkadaşım yüzünden yazdım. eninde sonunda okuyacağını biliyordum, ki okumuş da zaten. öbür türlüsünün bi manası yok ki, tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok.

uzun sözün kısası: ben sadece kendime yazıyorum unutmamak adına. tek farkı üzerine yazdığım nesne bir defter değil de bir blog sadece.