4 Ağustos 2009 Salı

aym bek :P

yeniden açtım blogu, bugün biraz önce zira reklamımı yaptım birine bi yerde sonra blogumun kapalı olduğunu hatırladım, eşşeklik olacak düşüncesiyle ve de demekki bahane arıyormuşum desturuyla yeniden herkeslere açık hale geldik.

ne oldu ne bitti bu süreçte diyen olursa, hiçbir şey olmadı açıkçası kayda değer. birkaç şey düşündüm bunları yazayım diye sonra hemen yazmadım unuttum ben de.

misal 25 oldum dün itibariyle, henüz bi değişiklik yok. 17'lik kızlarla voleybol oynarken anlaşılıyor yalnız o değişiklikler. etrafımdaki erkeklere saydırıyordum "hepiniz lolitacısınız" diye, ama anladım ki haklılar. ben erkek olsam bana bakmam yani orda çıtır varken. güzellik, enerji, yaşama sevinci filan onlarda ama siz erkekler "hıh ne konuşacaksınız ki ne paylaşacaksınız ki o lolitalarla" diye burun kıvırmaya da devam ediyorum. erkek olsam buna da verilecek bi cevabım vardı ama burdan yazmayayım, erkek olsa amma hayvan olurmuş demeyin. neyse sözün kısası bi yaş daha yaşlandım. bi de bu sene sadece kardeşim mesaj attı, o da yan odadan. saklıyordum len ben o mesajları, feysbuk denen zımbırtı sayesinde bütün arkadaşlarım ve okuyorsa kuzenim beleşe yatıp ordan kutladılar. arayanları tenzih ederim; ama sizin de beleş dakikanız vardı de mi lan? yeri gelmişken çok klişe olsa da değinmeden geçemicem, nedir bu yazın doğanların çilesi yau. ortaokul lise zamanları herkesin doum günü kutlanır, hediyeler alınır biz yaz çocukları da elimiz böğrümüzde öyle bakardık. sonra üniversite gene aynı bok. sadece bi kere 4. sınıfta onu da mezun olma kaygısı bütünlemeler vs derken ağustosa kadar ankarada kalmam sayesinde arkadaşlarımla kutlayabilmiştim. o bile tam gününde diildi 2-3 gün erken olduydu. bigün beni çekecek biri olur da çocuk yapmak istersem özellikle denk getiricem ki çocuk benm yaşadıklarımı yaşamasın. neyse daha fazla uzatmanın anlamı yok zaten 25ten sonrasını da kutlamamak gerek o nedenle güme giden tüm doğum günlerim adına son kez kendimi kutluyorum. iyi ki doğdum valla!!!

sonra doum günü vukuatı dışında ne oluyor diye düşünürsek burası gavurun bi yeri gibi yanmakta. sakın antalyaya filan gelmeyin. ben trafikte yabancı plaka sevmiyorum. sinirime dokunuyor o tatilciler. oohh ne ala sen kalk gel çorumdan, konyadan, ankaradan(aslında ankara plakaları seviom len, özledim galiba) yıkıl burda hısım akrabaya, sonra bi de yolları bilme trafiği katlet. çok gıcığım valla. (kıskanmıom beee ne kıskanıcam tatilcileri ühühüü)

bi de voleybol ateşi sardı bizi barocak. zaten 4ümüz aynı liseden, e bizim lisenin olmazsa olmazı da voleybol, sardık yeniden. işte o 17lik kızlar bize antrenmanda yardım ediyolar. ama biz zannımca daha çok komplekse girdik.





bazı şeyleri anlamlandıramıyorum. bi zaman önce ne çok sevmiştim, şimdi uzak bir hayal sanki. birini unutmanın yolu onun yanındayken nasıl hissettiğini unutmak. düşünüyorum düşünüyorum, bulamıyorum; ben nasıl hissediyordum?

5 yorum:

Adsız dedi ki...

hele şükür yu ar bek.

Godsyndrome dedi ki...

Seni yeniden okumak güzel. Bi daha gitme

Cekingen dedi ki...

:) özlemişiz

Unknown dedi ki...

3 agustos benimde dogum günüm demişsin ama ben ancak fırsat bulup senin dogum gününü kutluyorum kusura bakma.iyi yıllar.sevdiklerinle beraber güzel yıllar geçirmen dilegiyle.sevgiler.

beenmaya dedi ki...

hoş geldi
iyi ki doğdun
ve de unutmuş gibi yapmak...
:)))