aslında bu yazıyı diğer bloga yazacaktım ama... aması yok aslında o tarafta okunmadan kalsın istemedim. gerçi sanki iç sıkıntısına bir sürü ciddi yazı yazmışım da okunmamışım gibi davranmam da yalanın en kuyruklusu olur herhalde. neyse aslında yazının başlığı yiğidim aslanım olacaktı ama anlatacağım hikayedeki ironi o kadar ince ve iç sızlatıcıydı ki "demokrasi şehitleri"ni seçtim.
neyse konuyu daha fazla dallandırıp budaklandırmadan, belki duymuşsunuzdur, belki izlemişsinizdir nebil özgentürk türkiyenin hatıra defteri adlı iki bölümlük bir program yaptı ve bu 28-29 ekim akşamı yayınlandı. ben 28 ekim günü yayınlanan ilk bölümün bir kısmını izleyebildim sadece. içim dayanmadı anlatacağım kısımdan sonrasını izlemeye. programda bildiğimiz duyduğumuz bir sürü yönetmen türkiyenin yakın tarihi ile ilgili birer kısa film yapmışlar. anlatmak istediğim program değil zira dediğim gibi ben çok az bir bölümünü izleyebildim programın.
kısa film yapanlardan bir tanesi de zülfü livaneli. anlattığına göre nebil özgentürk bu projeyle kendisine geldiğinde o da anılarını yazmaktaymış ve de tam uğur mumcu'yu anlatacağı/anlattığı bölüm üzerinde çalışmaktaymış. bu nedenle de çektiği kısa filmde de uğur mumcu'nun onu pariste ziyaret ettiği bir anısını konu etmiş. sene 1983, uğur mumcu pariste zülfü livaneli'yi ziyaret ediyor. abidin dino'nun uzun yürüyüş (isimden pek emin değilim) adlı resminin önünde biraz sohbet ettikten sonra karşılıklı oturup sohbet ediyorlar, ülkenin askeri rejim altında geriye gidişinden, memleketten... sonra zülfü livaneli'nin bedri rahmi eyüboğlu'nun nazım hikmet için yazdığı yiğidim aslanım şiirini bestelemesine geliyor konu. ve zülfü livaneli açıp dinletiyor şarkıyı. uğur mumcu ağlayarak dinliyor ve "tüm demokrasi şehitlerimize" diyor; bir gün kendi cenazesinde yüzlerce insanın bir ağızdan kendisi için söyleyeceğini bilmeden...
peki ben sormak istiyorum demokrasi için bu kadar şehit verip gene de bir adım ilerleyemeyecek miyiz acaba?
şarkıyı ekleyemedim ama dinlemek isteyenler için tıklayınız. (daha güzel yorumlarını bulmak size kalmış:))
yiğidim aslanım
şu sılanın ufak tefek yolları
ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
tepeden tırnağa şiir gülleri
yiğidim aslanım burda yatıyor.
bugün efkarlıyım açmasın güller
yiğidimden kara haber verirler
demirden döşeği taştan sedirler
yiğidim aslanım burda yatıyor.
ne bir haram yedim ne cana kıydım
ekmek kadar temiz su gibi aydım
hiç kimse duymadan hükümler giydim...
yiğidim aslanım burda yatıyor...
mezar arasında harman olur mu
onüç yıl hapiste derman kalır mı
azrail aç susuz canın alır mı
yiğidim aslanım burda yatıyor..
30 Ekim 2008 Perşembe
demokrasi şehitleri
Etiketler:
bedri rahmi eyüboğlu,
nazım hikmet,
uğur mumcu,
yiğidim aslanım,
zülfü livaneli
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

9 yorum:
ben izledim açıkçası içlerinde beğenmediğim zülfü livanelinin belgeseliydi çünkü uğur mumcu bu şekilde işlenmemeliydi. ilk başını sevdim ama bende eski görüntülerden belgesel yapmayı biliyorum..
ama hatırlamak ve hatırlatmak,uğur mumcu ve uğur mumcularımızı,güzeldi..
@böcek: aslına bakarsan kısa film- belgesel olarak beğenmedim ben de ama hikayeyi-anıyı sevdiğimden anlattım burda:)
debokrasi(!) böyle bir şey işte...
@kutup zencisi: yine zekice bi kelime oyunu tebrikler:)
Ya nasıl güzel bir şarkıdır o..Uzun zamandır özgün müzik ve türkü dinlemedim.Depreştim gene.
çok anlamlı değil mi?
izlemedim ama,
şarkının kulamığımıza fısıldadığı nağme çok güzel
ben izlemedim belgeseli..merak ettim bak.
bedri rahmi eyuboglunun şiirlerine dayanamam.
bedri rahmi ye ait:
"yalnızlıgın kadarsın
yalnızlıgın mis kokmalı
yalnızlık büyük bir zindan
dünyanın en kalabalık zindanı
dinden imandan çıkarır ama
öyle bir adam eder ki insanı"
söyleyerek katılmak istiyorum yarışmaya izmirden
@merope: çok güzelmiş, teşekkürler:)
Yorum Gönder